Her   yatırımcı   mutlaka   şu   soruyla   karşılaşacaktır:   yatırım   kararlarını   nasıl   alacaǧım?   Bu   yolda   iki   temel   yaklaşımı   izleyebilirsiniz.   Birincisi,   kararların   sezgisel   alındıǧı   isteǧe   baǧlı (discretionary)yaklaşımdır. Alternatifiyse işlem sistemlerinden yararlanarak sistematik işlemler yaklaşımıdır. İsteǧe Baǧlı Yaklaşım İsteǧe   baǧlı   yaklaşımda   yatırımcı   kararlarını   sezgisel   biçimde   kendisine   mevcut   verilerle   gerçeklere   göre   alıyor.   Normal   olarak   yatırım   kararları   ya   temel   verilerin   analizlerine, ya   da   teknik   ve   nicel   analiz   modellerine   dayanıyor.   Fakat   bu   modeller   sadece   destek   mahiyetinde   kullanılmaktadır.   Bazı   isteǧe   baǧlı   yaklaşımcı   komisyoncu   yatırım   kararlarını sadece   içindeki   sese   güvenerek   alıyor.   Bu   tür   tüccarlar   borsalarla   ilgili   yıllara   varan   bir   tecrübeye   sahip.   Piyasadaki   genel   davranışları   tespit   edip   güncel   haberleri   de deǧerlendirerek bu bilgilerle nihayet yatırımlarını yapıyorlar. Sistematik, otamatikleştirilmiş yaklaşım Tasnif Otomatik   işlem   sistemleri   sundukları   yardımla   yatırım   talimatlarının   verildiǧi,   bilgisayar   destekli   sistemlerdir.   Bu   kararlar   daha   önce   kararlaştırlmış   kurallarla   mantıǧa   dayanır. Dolayısıyla   bu   yaklaşımlar   algoritmik   işlemler,   ya   da   robot   diye   de   tanımlanır.   Alınan   yatırım   kararlarının   uygulanması   çoǧu   zaman   otomatikman   gerçekleşir.   Bu   da   şu   anlama gelir:   algoritma   „satın   al!“   sinyalini   verir   vermez,   bu   emir   otomatikman   komisyoncuya   gönderilir.   Bu   sürece   sıkça   risk   parametrelerin   sayesinde   pozisyonun   boyutunu   ölçebilen birtakım kurallar baǧlanır. Bu işlem yaklaşımları yatırım kararlarını oluşturduǧu mahiyetle çerçeveye göre birbirinden farklı biçimlere ayrılabilirler. Trend İzleyenler Trendi   izleyen   stratejiler   mevcut,   ya   da   beliren   bir   trende   yatırım   yapmaya   gayret   ederler.   Bu   yaklaşımlar   trend   yükselişteyken   bundan   alabildiǧince   yararlanmaya   çalışırlar.   Bir pozisyonu ancak, trend eskisi kadar saǧlam deǧilken kapatırlar. Bir trendin geçerliliǧini ne zaman kaybettiǧini bu kurallar içinde katî bir biçimde tanımlanmıştır. Trend   izleyen   yaklaşımlar   oldukça   düşük   bir   işlem   yoǧunluǧu   gösterir,   ve   isabet   oranı   yüzde   ellinin   altındadır.   Bunların   özelliǧi,   kazancın   çoǧunun   az   sayıdaki   işlemlerle saǧlanması. O işlemlerse uzun zaman süren, ya çok belirgin bir yükseliş, ya da çok belirgin bir gerileme gösteren bir trendde yer almayı başarılabilen işlemlerdir. Bazen   böyle   bir   trend   uzun   vadeli   düşünen   trend   izleyenler   için   birkaç   yıl   bile   sürebilir.   Ama   daha   dar   bir   zaman   penceresinde   hareket   eden   kısa   süreli   trend   izleyen   stratejiler de mevcut. Patlama Stratejisi Patlama   stratejisine   dayalı   sistematik   işlem   yaklaşımlarında   daha   öncesinden   bir   „kanalla“   belli   bir   bölge   belirlenir.   Fiyatlar   kanalı   terk   edince,   işlem   sistemleri   yatırımları   hemen patlamanın beklendiǧi bu bölgeye doǧru yönlendirir. Bu   yaklaşımı   örneǧin,   1980’li   yılların   başında   „Turtle-Trader“   diye   bildiǧimiz   grup   izledi.   Son   55   günün   işlem   yelpazesini   belirliyorlardı.   Fiyatlar   yelpazenin   belirlenmiş   üst sınırdan   patlayınca,   bu   senetler   satın   alınıyordu.   Diǧer   taraftan   fiyatlar   belirlenmiş   alt   sınırdan   patlayınca   aynı   mantıkla   bu   hisseler   satılıyordu.   Bu   stratejinin   en   önemli   unsuru, pozisyonun boyutunu sabit kurallarla belirlemekti. Patlama   strajetileri   kısa   süreli   hareket   edip   büsbütün   „gün   içi   işlem   stratejisi“   olarak   da   belirlenmiş   olabilir.   Opening-Range-Breakout   (Açılış   Bölgesi-Patlama)   yaklaşımında   ilk dakikaların işlem yelpazesiyle kanalın üst ve alt sınırlarını belirleyip bu yelpazede gerçekleşen patlamadan yararlanarak bir pozisyon girilir. Ters Eǧilim Ters-Eǧilim   stratejileri,   dönüş   noktaları   saptayarak   belirli   bir   trendin   sonunun   yaklaştıǧını   tespit   edip   yeni   trende   karşı   kendisini   konumlandırma   yaklaşımına   dayanır.   Trend izleyen   stratejilerin   aksine   bu   yaklaşımlar   bir   trendin   sonunu   öncelemekte.   Ters   eǧilim   stratejileriyse   yükselen   bir   piyasada   satış   pozisyonunun   uygun   anını   bulmaya   çalışır.   Bu işlem ancak bir iniş trendi belirir, en azından fiyatlarda ciddi bir gerileme kaydedilirse kazançlı sayılacaktır. Otomatikleştirilmiş işlem sistemlerin artılarıyla eksileri Bilgisayar destekli işlem sistemleri her yatırımcı için aynı derecede uygun olmayabilir. Eǧer   sistematik   işlem   stratejisinin   başvurulan   kurallarını   komisyoncu   bizzat   kendisi   belirlememişse,   pozisyonun   ne   zaman   açılıp,   ne   zaman   kapatılacaǧına   dair   karar   aşaması yatırımcı için şeffaf olmayabilir. Bu yüzden bu tür stratejiler aynı zamanda „black-box“ stratejileri, yani kara kutu staratejileri olarak da nitelendirilir. Ama   komisyoncu   kendi   işlem   sistemlerini   kendisi   geliştirirse,   böyle   bir   black-box   sorununu   önleyebilir.   Fakat   bu   hem   proglama   yeteneǧi,   hem   de   böyle   bir   stratejinin gerçekleştirilmesinde kullanılan yazılımla ilgili önemli deneyimler gerektiriyor. Hatalı bir proglama da derhal kayıplara yol açabilir. Ayrıca    bazı    teknik    sorunlar    işlem    sonuçlarını    hemen    önemli    derecede    olumsuz    etkileyen    bozukluklar    yaratbilir.    Katılımcının    profesyonellik    derecesine    göre,    lüzumsuz teknojilerin   kullanımı   kayıp   olasılıklarını   büyük   ölçüde,   hatta   yok   denecek   miktara   kadar   azaltabilir.   Bu   uǧurda   önemli   bir   husus:   komisyoncuyla   aralıksız   ve   kopuksuz   bir baǧlantı. Çünkü kopuk bir baǧlantıyla strateji istenilen nitelikte gerçekleştirilemeyecektir. Bir   işlem   stratejisinin   teknik   saǧlamlıǧı   özellikle   önemli   haberleri   açıklarken   sınanacaktır.   Bu   durumda   en   kısa   sürede   fiyatlarda   ciddi   dalgalanmalar   yaşanabilir.   İşlem   stratejisi „Flash-Chrash“ dediǧimiz ani dalgalanmalar esnasında da aksayabilir, bilhassa kararlaştırılmış kurallar yetersiz boyutta kurulmuşsa. Otomatikleştirilmiş   bir   işlem   stratejisin   güvenirliǧini   sınırlayan   bir   başka   noktaysa   seçilen   stratejinin   piyasa   verilerle   beslendirilmesi.   Bazı,   gerçek   zamanlı   veriler   sunan   şirketler hatalı   fiyat   verileri   paylaşabiliyor.   Bu   yanlış   veriler   stratejinin   kurallarını   sarsıp   yanlış,   oysa   doǧru   bilgilerlerle   görülmeyecek,   işlemler   yaptırabiliyor.   Bu   yüzden   sadece   doǧru bilgiler sunan, yüksek nitelikli firmaları tercih etme, ve yanlış fiyatları eleyecek filtreler kullanma zorunluluǧu bulunmakta. Sistematik   işlem   stratejilerin   kuralları   tarihsel   kurlar   seyri,   ya   da   başka   veriler   bazında   kurulur   ve   deǧerlendirilir.   Çünkü   bu   strateji   ileride   gelecekteki   verilerin   öncekilerle örtüştüǧü   derecede   isabetli   kararlar   verebilecektir.   Bu   veriler   arasından   uygunlarını   tercih   etmek   bir   strateji   için   belirleyicidir.   Örneǧin,   kuralları   sadece   „boǧa   piyasasına“   ait yükselen   fiyatlardan   oluşan   verilerle   kurarsanız,   o   zaman   bu   kurallar   fiyatların   düştüǧü   „ayı   piyasasında“   sıkıntılar   çektiǧinden   beklenen   neticeyi   saǧlamayabilir.   Bu   örnek   daha çok   bariz:   kuralların   bünyesinde   almak   ve   satmak   kararları   için   önemli   olan   verilerin,   ilk   başta   hemen   gözükmeyen   unsurları   barındırabilir.   Kur   seyrindeki   bu   deǧişikliklere „yapısal duraklama“ da denir. Ekonomik    haberleri    yorumlayan    otomatikleştirilmiş    işlem    stratejileri    de    kullanılmakta.    Nitekim    bu    algoritmalar    haberleri    gerçek    anlamda    sadece    sınırlı    bir    biçimde yorumlayabilmekte.   Daha   ziyȃde,   ekonomik   verileri   açıklarken   indeks   rakamı   sadece   beklenen   fiyatla   karşılaştırılıp   uygun   görülen   işlem   gerçekleştiriliyor.   İndeks   rakamının yorumlanmasıyla, onu makroekonomik baǧlamda deǧerlendirmek şimdilik sadece komisyoncuya mahsus. Kesin kararlaştırılmış kurallarla ve bu mantıǧın otomatikleştirilmiş gerçekleştirilmesi ticaret için de önemli avantajlar barındırmakta. Otomatikleştirilmiş   işlem   sistemlerin   esaslı   bir   avantajı   işlemde   kullanılan   o   yatırımla   ilgili   kontrolü   artırma   çabasındaki   gerçekte   saklı.   İşleme   sürülen   sermaye   sabit   biçimde belirtilmiş parametrelerle sürekli bir risk kontrolü sürecinde bulunmakta. İsteǧe   baǧlı   işlemler   önemli   derecede   duyguların   etkisi   altında   kalabilmekte.   Kaygıyla   korku,   stresle   taham   etkisiyle   kararlar   mantıkla   alınmıyor.   Birçok   komisyoncu,   az öncesine   kadar   kȃrda   bulunan   ve   bu   kȃrından   bir   kısmını   daǧıtan   bir   pozisyonu   satmakta   hayli   zorlanıyor.   Uzunca   tereddüt   ediyor.   Bekliyor.   Kazançlar   erimeye   devam   edince, ya   da   hatta   pozisyon   zarar   bölgesine   girince,   o   kararı   vermekte,   yani   o   pozisyonu   kapatmakta   daha   da   zorlanıyor.   Otomatikleştirilmiş   bir   işlem   sistemi   böyle   engelleyici   bir kararsızlıǧı   tanımamakta.   Pozisyonu   kapat   kriteri   belirir   belirmez,   komisyoncuya   gereken   emir   bildirilip   o   pozisyon   nihayet   kapatılacaktır.   Stres   ve   can   sıkıntısı   isteǧe   baǧlı işlemleri etkileyecek diǧer ruh hȃlleridir. Kararlaştırılmış   bir   algoritmanın   esaslı   avantajı:   onu   sınayabilirsiniz.   Bir   işlem   düşüncesi   oluşunca   onu   eski   verilerle   simulasyon   olarak   kurabilirsiniz.   Birçok   kez   görebilirsiniz   ki, tasarladıǧınız   bu   işlemin   günün   piyasasına   göre   kazanç   getirip   ama   sadece   birkaç   gün,   ya   da   birkaç   hafta   geriye   gittiǧinizde   aynı   işlemin   o   zaman   diliminde   korkunç   zararlar yazdırmış   olduǧunu.   Uygun   ve   başarılı   kuralları   bulduktan   sonra   gerçek   ticari   işlemlerde   kullanmadan   önce   onları   ciddi   bir   test   aşamasında   gerçek   zamanlı   simulasyonda uygulayabilirsiniz. Ama kesin ve sabit kurallar olmayınca, ve kuralların mantıǧını sadece görsel kontrol edince, iyi niyetle bazı zarar getirecek işlem gözden kaçabilmekte. Mekanik   gerçekleştirilen   işlem   stratejilerin   bir   başka   avantajıysa   talimatların   manuel   verilmesinde   hatalı   bilgilerin   girilmemesinde   yatmakta.   Fiyatla   miktarın   karıştırılmasıyla   pek çok   ciddi   kaybın,   hatta   piyasada   kırılmalarla   kaymaların   yaşandıǧını   gördük.   Gazetelerde,   bu   tür   kaymalara   sebep   olanın   bir   „fat   finger“   (tombul   parmak)   olduǧunu   sık   sık okuyoruz. Bunun anlamıysa, bir komisyoncunun verileri yanlış girdiǧinden  başka bir şey deǧildir. Otomatikleştirilmiş   stratejileri   kullanmakla   verimliliǧi   önemli   derecede   artırabilirsiniz.   Robot   genelde   serbest,   bir   başına   işliyor.   Komisyoncunun   görevi   robotu   denetlemekte sınırlanıp ona zaman kazandırıyor. Yabancı   sermayelerin   idaresinde   işlem   sistemleri   kullanmak   yatırımcıya   ayrıca   çok   önemli   bir   avantaj   sunmakta.   Yatırımcı   portföy,   ya   da   fon   yöneticisinin   yeteneklerine   de yatırımlar   yapmasıyla   mevcut   yatırım   zihniyeti   birdenbire   önemli   derecede   deǧişebilir,   yönetici   deǧişince.   Yatırımcı   bu   durumu   çoǧu   kez   fark   etmiyor,   ya   da   çok   geç   fark   ediyor. Algoritmik   stratejilere   yatırım   yapan   işlemci   böyle   bir   riske   maruz   kalmıyor.   Stratejisinin   kararlaştırılmış   kurallara   göre   harfiyen   uygulandıǧından   emin   olabiliyor,   görevli komisyoncu izinde, hasta, ya da bir başka neden dolayı görevinin başında olmasa bile.
İşlem Sistemleri – Lehte ve Aleyhte
heavy-trader.com a part of the GI500 group
Müşteri Hizmetleri +49 (40) 21091 5732 Pazartesi-Cuma 08:00-22:00